Merkez Bankası Örtülü Faiz Artırımı Yaptı



Doların ve euronun yükselmesi, Türk Lirasının döviz karşısında değer kaybetmesi, sonunda faiz oranlarında beklenen etkiyi göstermeye başladı. Merkez Bankası örtülü faiz artırımı gerçekleştirdi. Bu faiz artırımının yenileri de yakın zamanda getireceğine dair öngörüler mevcut. 

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) politika faizini yüzde 8’de tuttu ve gecelik faiz koridorunun üst bandını yüzde 9,25’e çıkardı. Bu da gecelik faiz koridorunun üst bandında 0,75 puan artış olduğu anlamına gelmekte. Bunların yanı sıra Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası geç likidite penceresinde borç verme faizini yüzde 10’dan yüzde 11’e yükseltti. Bu kararın dolar üstünde etkileri oldu. TCMB örtülü faiz artırımı yaptığını açıkladıktan sonra USD/TL kuru 3,82 seviyesini aştı. Bu gelişmeler her ne kadar iyi ön görüler yapmamıza olanak tanımasa da USD/TL kurunun bu tepkisi vatandaşı biraz olsun kararlı olmaya yöneltti.

Merkez Bankası’ndan gelen bu adım aslında Türk Lirasının durumunun pek de iyi olmadığına dair fikirleri teyit ediyor. Aslına bakarsanız TL’nin baskı altında olduğu görüşü pek de teyit edilmeye ihtiyaç duymuyor. TCMB’nin bankalardan yapmalarını istediği bazı eylemler var. Bunlardan biri Türk Lirasının baskı gördüğü günlerde haftalık repo ihalesi açmamaktır. Bu durumda Merkez Bankası, bankaların fonlama gereksinimlerini faizlerin daha yüksek olduğu gecelik piyasadan ve geç likidite penceresinden karşılamalarını istiyor. Peki, tüm bunlar ne anlama geliyor?

Aslına bakarsanız Merkez Bankasının bu adımı önümüzdeki günlerde daha büyük zorluklar yaşanacağına işaret etmekte. Yani politika faizinde artış yapılmaması ve bunun yerine Merkez Bankasının diğer faizleri artırması ileriki günlerde günlük bazda likidite sıkıştırması yapılabileceğini işaret ediyor.

TCMB’den Açıklama Geldi

TCMB attığı bu adımın ardından bir de açıklama yaptı. Bu açıklamalarda ileriki günlerde neler yaşanabileceğine ilişkin bazı ön görülerde bulunmak bir ihtimalle mümkün olabilir. TCMB’nin açıklamalarına göre elde edilen veriler iktisadî faaliyette kısmî bir toparlanma olduğunu gösteriyor. İç talep dış talebe göre daha zayıf seyrediyor. AB ülkelerinin talebindeki artış ihracatı olumlu etkiliyor.

Alınan destekleyici teşviklerin ve tedbirlerin söz konusu toparlanma eğilimi deva ettirmesi bekleniyor. Ayrıca kurulun yapısal reformları uygulamaya geçirme planları olduğuna ve bu planların büyüme potansiyelini artırabileceğine dair açıklamalar da yapıldı. Bunların tümü bazı olumlu gelişmelerin de olabileceğini göstermekte. Ancak TCMB bunların yanı sıra döviz kurlarında meydana gelen olumsuz gelişmelere de değindi. Döviz kurlarında gözlenen aşırı hareketliliğin enflasyon görünümüne dair yukarı yönlü riskleri artırdığına işaret edildi.

Döviz kurlarındaki bu gelişmelerin gecikmeli etkilerinin görülebileceği ve işlenmemiş gıda fiyatlarındaki oynaklığın kısa vadede enflasyonda artışa neden olabileceği uyarısı verildi. Yani enflasyondaki belirgin yükseliş devam edebilir. Bu da elbette tüketicinin alım gücünün azalacağının ve pahalılığın olacağının habercisidir. Yani hemen hemen her üründe fiyat artışları olabilir. Bunların tümü bir ekonomik krizin habercisi olabilir.

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir